Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |
mizahci'nin dünyasıRSSYorum RSS
3 tane "mizahi" etiketli yazı bulundu "mizahi" tagli diger ogeler resimler , videolar

Çocuk İsteyenler İçin!!! 

Çocukları çok seviyor, çocuk istiyorsunuz.
Emin misiniz? Tekrar soruyorum; emin misiniz? Karar vermeden önce,çocuklu yaşama kendinizi hazırlamaya ne dersiniz?
1-) Köşe başındaki süpermarkete gidin. Hiçbir şey satın almadan kasaya yönelin ve cebinizdeki bütün parayı kasiyere verin. Daha sonrada yandaki eczaneye gidin kredi kartı ile ilaçlar alın. Akşam saat 17:00 ile 22.00 arasında elinizde yaklaşık 4 kg. ağırlık taşıyarak sürekli ev içinde volta atın. Saat 22.00'de ağırlığı yatağa bırakın. Saati 24.00'e kurun ve yatın uyuyun. Saat tam 24.00'de kalkın.4 kg. ağırlığı tekrar elinize alın ve saat 01.00'e kadar evin içinde dolaşın. Ağırlığı tekrar yatağa koyun. Saatin alarmını 03.00'e kurun. Yatın. Uyuyamayacağınız için tekrar kalkın; bu kez elinizde ağırlık olmadan evin içinde dolanıp durun. Koltukta kendinizden geçin.03.00'te çalan alarm ile fırlayın, 15 dakikalık uykunun sersemliği ile yatağa yönelin, ağırlığı elinize alın. Saat 04.00'e kadar elinizde ağırlık varken karanlıkta dolanın ve bu arada yüksek sesle çocuk şarkıları, ninniler söyleyin. Kendinizden geçerek bir süre daha uyuyun. Böylece toplam uyku miktarınızı 45 dakikaya yükseltin. Kahvaltıyı hazırlayın. Güleryüzlü olun ve bunları 5 yıl boyunca her gece tekrarlayın.
2-) Eve canlı bir ahtapot getirin...5 yıl boyunca düzenli bir biçimde her sabah onu giydirmeye çalışın. Ayrıca ahtapotu bir çuvala, hiçbir kolu dışarda kalmayacak şekilde, en kısa zamanda sokmanın provasını yapın.
3-) Bir kavun alın. Kavunun üstünde bir delik açın. Kavunu uzunca bir iple tavana asıp, sallayın. Kavun sağdan sola sallanırken, bir kaşık sıcak su alın,.sallanan kavunda daha önce açmış olduğunuz deliğe,yere dökmeden sokmağa çalışın.
4-) Ağzınızdan çıkan her cümleyi en az beş kez daha tekrarlayarak konuşmaya alışın. Bunu bir yaşam biçimi haline getirin.
5-) Dışarıya çıkmak için giyinin. Banyonun kapısı önünde tam tamına yarım saat bekleyin. Aşağıya inin. Kapının önünde beş dakika bekleyin. Sonra tekrar eve dönün.Tekrar dışarıya çıkın. Evin önündeki yolda yürümeye başlayın. çok ama çok yavaş yürüyün. Yürürken de yerde gördüğünüz her sigara izmaritini, cikleti, kirli kağıdı,mendili, karıncayı dikkatle ve uzun uzun seyredin. Aniden "yeter artık senden çektiğim" diye avazınız çıktığı kadar bağırın. Eve geri dönün. Her gün böyle yürüyüşler yapın.
6-) Süpermarkete gidin.Yanınıza da orta büyüklükte bir keçi alın: Süpermarkete girince keçiyi serbest bırakın.Daha sonra da keçinin içerde kırıp, tahrip ettiği her şeyin parasını sorgusuz sualsiz peki deyip ödeyin.
7-) Evdeki koltuklara tereyağı bulayın. Perdelere de reçel bulaştırın.
8-) Mutfakta pişmekte olan bir adet balığı çalın ve onu misafir odasında bir yere saklayın. Balığın odada 5 ay kimse tarafından bulunmadan kalmasını sağlayın.
9-)Evdeki yeni sulanmış çiçeklere elinizi sokun ve aldığınız çamurlar ile temiz duvarlar üzerinde figürler yaratın.
Nasılmış, çocuklu yaşama hazır mısınız? Bir daha DÜŞÜNÜN...

Kıssadan Hisse -1- 

Fatih Sultan Mehmet, çocukluğunda biraz yaramazlık yapınca, babası olan 2. Murat Han:
-“Ne kadar yaramaz bir çocuksun, senden adam olmaz” diye çıkışır.
Orada bulunan ve velâyet sırrıyla kalp gözü açık olan Akşemseddin Hazretleri, hafifçe gülümseyerek şöyle der:
-Peder ne der, kader ne der.
——————————————————————
“Oğlunun okuması için elindeki bütün inekleri satan bir koylu, onun bir şey öğrenemediğini görünce:
- Ne bahtsız adammışım, diye söylenmiş. Bir öküz uğruna ne inekler feda
ettim.

——————————————————————

“Sair Deyheki, çocuklarını yanına alarak bir dostunu ziyarete gider. Kara,
kuru ve sıska çocukları gören dostu latife olsun diye:
- Efendi, der. Bu gübre böcekleri senin mi?
Sair, tası gediğine koyar:
- Evet efendim! Kokunuza geldiler.

——————————————————————

“Mehmet Akif, iki yüzlü insanlara çok kızardı. Bir gün bir arkadaşına söyle
dedi:
- İki yüzlüleri artık sever hale geldim. Çünkü yasadıkça, yirmi yüzlü
insanlar görmeye başladım.

——————————————————————

“Keçecizade Fuat Paşa’ya, yetmişlik bir kadının otuz yaşındaki bir gençle
evlenmek istediğinden bahsetmişler. Paşa hemen:
- Ahmet musade etmez, demiş.
- Hangi Ahmet, diye sormuşlar. Pasa cevap vermiş:
- Karacaahmed !

——————————————————————

“Sadrazam Keçecizade Fuat Pasa Paris’te iken, elçiler arasında hangi devletin kuvvetli olduğu tartışılıyordu. Sıra Paşaya gelince, elçilere söyle dedi:
- En kuvvetli devlet, Osmanlı devletidir.
Herkes bu sözler üzerine şaşkınlık içerisinde iken, Pasa sözünü tamamladı:
- Evet o kadar sağlam ve kuvvetli ki, siz dışarıdan biz içeriden
çalıştığımız halde, bir türlü yıkamıyoruz

——————————————————————

“Sokrat ölüme mahkum edildiğinde, eşi:
- Haksiz yere olduruluyorsun, diye ağlamaya başlayınca Sokrat:
- Ne yani, demiş. Bir de hakli yere mi öldürülseydim?

——————————————————————

“Tanıdıklarından biri, yazdığı romanın müsveddelerini Neyzen Tevfik’e
göstererek fikrini sorar. Neyzen, beğenmediğini ifade edince, adam:
- İyi ama, der. Siz hiç roman yazmadınız ki!
Neyzen Terfik su cevabi verir:
- Ben yumurtanın tazesini bayatini iyi anlarım. Ama bu güne kadar hiç
yumurtlamadım.

——————————————————————

“Bir konuşmacı “İnkılaplarımızla Avrupa’yı on asır geride bıraktık!” diye
nutuk çekerken, Yahya Kemal esefle dizine vurarak:
- Hay Allah ya! demiş. Su Avrupa’yla da bir turlu beraber olamıyoruz. Ya geri
kalıyoruz, ya onu geçiyoruz.!..

——————————————————————

“Mahkemede hakim, Necip Fazil’a:
- Bak, der. Seni bundan sonra böyle bir daha huzurumda görmeyeceğim, öyle
değil mi?
Necip Fazıl sorar:
- Hakim Bey, yoksa istifa mi ediyorsunuz?

——————————————————————

“Ahmet Mithat, bir gün uşağına:
- Boş hokkayı (mürekkep kabini) al da gel, demiş.
Uşak gidip beş okka soğan almış. Ahmet Mithat:
- Evladım, demiş. “Beş”i “boş”tan, “okka”yi da “hokka”dan çıkarttın diyelim,
peki ama soğanı nereden buldun?
Uşak saf cevap vermiş:
- Bakkaldan efendim.

——————————————————————

“Borcuna sadık olmayan bir yakını Musa amcaya gelerek:
- Bana 100 lira ver, şurdan müşterisi hazır olan bir mal alıp 120 liraya
satacağım. Sonra sana olan borcumu ödeyip 20 lira kar etmiş olacağım, demiş.
Yüz lirası tehlikeye giren Musa amca, biraz düşündükten sonra, yakınına 20
lira uzatıp:
- Al sunu, demiş, sen 20 lira kar et, ben de 80 lira.

——————————————————————

ÇIKMAYAN MANA

Mehmet Akif, Baytar Mektebi’nde müdür muavini olarak çalıştığı bir dönemde, muhasebeden gelen bir yazıyı anlayamaz. Yazıyı kaleme alan Salih Efendi’yi aratarak yazıda ne demek istediğini sorar:.:

-“ Salih Efendi İki türlü mana çıksın diye böyle yazdık efendim” cevabını verince, Akif dayanamaz ve:

- Hayret doğrusu, der. Biz birini bile çıkartamadık da.

 

------------------------------------------------------------

Her zaman mizah güldürmez,birazda öğretir.Bu kez ben susuyorum alıntılar anlatıyor zaten herşeyi... 

Merhaba gülmeyi özleyenler,bitti ayrılık,döndüm... 

mizahci

Yine yerimde duramadım gecenin bir yarısı başınıza bela olmaya geldim.

Bundan böyle resmi sitemi açana kadar sizinle bloggum üzerinden buluşacağız.Evet şuan için beni tanımıyorsunuz,ne olduğumu,ne işe yaradığımı bilmiyorsunuz.

E açıkça söyleyeyim bende çözemedim...Bunca yıldır bulmuş değilim,ne olduğumu!İki elim,ayağım kulağım var ama pek insani özelliklerim yok gibi...

Neyse gelelim konumuza bundan sonra sizinle bu sayfa üzerinden buluşacağız dedim,buluşacağız dedim o kadar...

O gün kafamıza ne takılırsa,bir konu üzerine olur haber üzerine olur kısaca ne olursa olsun ama tek hedefi olacak gülmek,onu beceremediyse arada dişlerini gösterttirebilmek.Tabi bunları yaparkende Türk Dil Kurumu Anayasasının dışına çıkmamaya özen göstermek.

Hiç sorma öyle yanındakine ne bu anayasa diye hani o dördüncü sınıftan beri öğrendiğin dilbilgisi ve onun kuralları yokmu,işte o anayasadan bahsediyorum!Kurumun bu aralar canı sıkkın,haklı adamlar msn çıktı çıkalı kurallarını kimse takmaz oldu...

Bizim insanımızda demek ki böyle bir fırsat bekliyormuş,yıllardır bıkmış bu kurallardan ama sesini çıkaramıyormuş bir türlü gören,duyan olur diye...Msn bir çıktı Türkçe oldu "Trkcee" haydi herkes yarım yamalak konuşmaya...

Neyse kimseyi fazla kırmadan,açılışı yavaş yavaş kapatalım,kaçıranlar için bedava kuru pasa servisimiz saat 05:00 da tekrarlanacaktır.Kapıda animatörlerimiz var palyaço kılığında,"Teyzecim o çocuğu sıkı tut bak adamın burnunu kopardı..."lütfen çocuklara hakim olalım...

Mizahı yaşamaya,en doğru şekilde yaşatmaya,bu yol uğrunda ölmeye değil ebediyyen gülmeye doğru yelken açtık,rüzgarı aldık mı arkamıza değmeyin keyfimize...Haydi güverte temizliğine...