| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
mizahci'nin dünyasıRSSYorum RSS
23 "mizahci" etiketi kullanan gönderi (sayfa 2)"mizahci" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

İkiz Kulelerdeki Türkler 

Terörist saldırıda çöken ikiz kulelerde çalışanların büyük bir bölümü öldü. Kulelerde çalışan Türklerin büyük bölümüyse hayatta... Basına yansıyan hikâyelere göre Türklerin kurtuluş sırları şöyle :


En kötüsünü düşündüler : Bina sarsılınca Türklerin akıllarına iki olasılık geldi : Ya uçak çarptı, ya deprem oldu. ABD'lilerse sistemlerde patlama oldu diye düşündü. Türk 'Nasıl kurtulurum'u planlarken ABD'li masasında çalışıyordu.

Anonsları dinlemediler : Resmi emirleri ciddiye almayan Türkler, izdihamı engellemek için hoparlörden yayılan "Binayı terk etmeyin" uyarılarına aldırmayıp hemen merdivenlere yöneldi.

Cepler hep açık : Tam bu sırada en ciddi toplantıda bile kapamadıkları, tuvalette dahi yanlarında bulundurdukları cep telefonları çaldı, dostları "çabuk kaç, binaya uçak çarptı" diye uyardı.

Emniyet şeridini ihlal : Binadan kurtulan bir Türk'e kulak verelim: Amerikalılar merdivenin sağından tek sıra halinde iniyordu. Polise "Neden solu kullandırmıyorsun?" dedim. "Yukarı çıkanlara ayırdık" dedi. Gülüp tek başıma soldan jet gibi indim. 2 dakika sonra bina çöktü.

İleriyi gördüler : Kurtulan bir Türk kızı anlatıyor : "Binadan çıkınca hemen uzaklaştım. Çünkü depremde binalar sallantıdan 15-20 dakika sonra çökmüştü. ABD'lilerse binanın önünde telefonla 'Kurtuldum' diye müjde veriyorlardı. Kuleler çökerken sanırım altında kaldılar."

Kim Milyarder Olmak İster 

"Kim 500 Milyar İster" yarışmasının orijinali ABC televizyonunda
yayınlanan
"Who Wants To Be A Millionaire?" yani "Kim Milyoner Olmak İster?" Bize
uyarlarken milyoner demek komik duracağından adını değiştirmişler tabii.
Yarışmanın orijinali bizdeki gibi sönük de geçmezmiş. Çok heyecanlı
yarışmalar yaşanırmış. Bir sürü efsanevi yarışmacı gelip geçmiş.

Bunlar arasında biri varmış ki; onun gibisi bir daha gelmemiş. Bu
arkadaşın
genel kültürü müthişmiş. En son soruya kadar hiç joker kullanmadan gelmiş.
Her seferinde hiç duraksamıyor, "Son kararım" dedikten sonra yanıtı verip
gülümsüyormuş. Sunucu kıl olmuş tabii. Çünkü yarışmanın heyecanı,
yarışmacının duraksaması, ikileme düşmesi, yüksek sesle, "Acaba o mu,
yoksa
bu mu?" diye acı çekmesindeymiş.
Hatta yarışma sorularını hazırlayanlar adamlar da sinir olup, her soruyu
normalinden daha da zorlaştırmışlar. Ama bizimki bana mısın demiyormuş.
Doğru yanıtları gülümseyerek, gözünü kırpmadan veriyormuş.
Soruları hazırlayanlar, yarışmacının son soruya doğru yanıt
veremeyeceğinden
çok eminlermiş. Gerçekten de soru geldiğinde bizimkinin yüzü değişmiş.
Soru
çok, ama çok çok zormuş. Yarışmacı biraz düşündükten sonra, "Telefon etme
jokerini kullanacağım" demiş. Sunucu sevincini gizleme gereği görmeden
sırıtarak, 'Kimi arayacaksınız?" diye sormuş. Yarışmacı, "Babamı" demiş.
Telefon bağlanmış. Sunucu, durumu yarışmacının babasına açıklayıp, soruyu
oğlunun soracağını söylemiş ve sözü yarışmacıya bırakmış. Bizimki, "Alo
baba? Ben şu anda 'Kim Milyoner Olmak İster?' yarışmasındayım. Şu anda 1
milyon dolar kazandım. Haberi de ilk benden duymanı istedim" demiş. Sonra
da
yine gülümseyerek doğru cevabı vermiş.

İlginç Mahkeme Olayları 

Asağıdakiler mahkemelerde avukatlar tarafından sorulmuş gerçek sorulardan derlenmiştir.

"Uykusunda ölen bir insan, ertesi günün sabahına kadar bunun farkına varamaz, değil mi doktor?"

"En genç olan oğlunuz, hani şu 20 yaşında olan, kaç yaşındaydı?"

"Resminiz çekilirken orada mıydınız?"

"Yalnız mıydınız, yoksa kendi başınıza mıydınız?"

"Savaşta öldürülen kardeşiniz miydi yoksa siz miydiniz?"

"Sizi öldürdü mü?"

"Çarpışma esnasında araçlar arasında ne kadar mesafe vardı?"

"Oradan ayrılana kadar orada mı kaldınız?"

"Kaç kere intihar etmeyi başardınız?"

Soru: "8 agustosta mı hamile kaldınız?"
Cevap: "Evet."
Soru: "peki o anda siz ne yapıyordunuz?"

Soru: "Üç çocuğunuz var, değil mi?"
Cevap: "Evet."
Soru: "Kaçı erkek?"
Cevap: "Erkek yok."
Soru: "Hiç kızınız var mı?"

Soru: "Merdivenler alt bodruma iniyor dediniz, değil mi?"
Cevap: "Evet."
Soru: "Peki bu merdivenler yukarı da çıkıyor muydu?"

Soru: "Bay ___, geçen yaz kusursuz bir balayına çıktınız, değil mi?"
Cevap: "Evet, Avrupa'ya..."
Soru: "Eşiniz de sizinle geldi mi?"

Soru: "İlk evliliğiniz niçin sona ermişti?"
Cevap: "Ölüm sebebiyle."
Soru: "Kim ölmüştü?"

Soru: "Şüpheliyi tarif edebilir misiniz?"
Cevap: "Orta boyluydu, sakalı vardı."
Soru: "Erkek miydi yoksa kadın mı?"

Soru: "Bugüne kadar kaç ölü üzerinde otopsi yaptınız, doktor?"
Cevap: "Bugüne kadarki bütün otopsilerimi ölüler üzerinde yaptım."

Soru: "Bütün cevaplarınız sözlü olmak zorunda, anlaştık mı? Şimdi, hangi okula gidiyorsunuz?"
Cevap: "Sözlü."

Soru: "Otopsiye başladığınız zamanı hatırlıyor musunuz?"
Cevap: "Aksam 8:30 civarynda basladık."
Soru: "Bay___ o esnada ölü müydü?"
Cevap: "Hayır, sandalyeye oturmuş neden otopsi yaptığımı merak ediyordu."

Soru: "İdrar örneği verme imkanınız var mı?"
Cevap: "Kendimi bildim bileli yapabilirim."

Soru: "Otopsiye başlamadan önce Bay ___'in nabzına baktınız mı doktor?"
Cevap: "Hayır."
Soru: "Kalbini dinlediniz mi?"
Cevap: "Hayır."
Soru: "Nefes alıp almadığını kontrol ettiniz mi?"
Cevap: "Hayır."
Soru: "O halde siz otopsiye başlarken Bay ___ hala yaşıyor olabilir, değil mi?"
Cevap: "Hayır."
Soru: "Nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz, doktor?"
Cevap: "Çünkü adamın beyni masamın üstünde bir kavanozun içindeydi."
Soru: "Yine de hasta hala yaşıyor olamaz mıydı?"
Cevap: "Evet, hatta şu anda bir mahkeme salonunda avukatlık yapıyor olabilir."

Polis Zabıtları 

Belçikalı polis memurlarının tutukları zabıtlardan alınan ve ''polisten inciler'' olarak nitelenen bazı örneklere yer verilirken, amacın zor bir mesleği icra eden polis memurlarıyla alay etmek olmadığının altını çizen basın, zabıtlardan şu ifadeleri aktardı:

"Taşıt, daha iyi ilerlemek için geri geri gitmeye başladı..."
"Sanığın derhal bir tımarhaneye götürülmesi gerekiyordu. Komiserliğe getirdik..."

"Ceset katilini derhal tereddütsüz tanıdı..."
"Üç zanlıdan beşi serbest bırakıldı..."
"Adam ifadesini verdikten sonra bizim anlamsız bakışlarımız önünde bayılıverdi..."
"Kadından istifade edemeyince tecavüz etti..."
"Adamın yüzünde ve boynunda gördüğümüz 9 bıçak yarası, bunun doğal bir ölüm olmadığını anlamamıza yardımcı oldu..."
"Büronun camları açık olmasaydı kapalı olurdu. Demek ki camdan kaçmış..."
"Sanık ifadesini yarım ağız imzaladı..."
"Kollarındaki bıçak darbeleriyle hastane yatağına çivilenmişti..."
"Adam, bilincinin yerinde olmadığını kabul edecek kadar bilinçliydi..."
"Polis, cesaretini toplayıp geri çekilme kararı aldı..."
"Sürücünün ölümüne neden olan kaza ölümcül bir kazaydı..."
"Adam karısı kadar sağırdı ve karısını hiç duymuyor gibiydi, anlaşamıyorlardı..."
"Sanığın oradan çıkması için elbette önce girmesi gerekiyordu..."
"Çok sarhoş olan sanık, polis olduğumuzu bilmeden bize 'pis polisler' dedi..."
"Kadın, kimliğini gözyaşlarının arkasına saklamak istiyordu..."
"Yoğun aramalarımız sayesinde iki kayıp şahsın 5 cesedini bulduk..."
"Bize kimse gereken emirleri vermediği için, bu emirlere riayet etmek zor olmadı..."
"Tespit ettik ki tespit edilecek hiçbir şey yoktur. Açıklamaları o kadar karmaşıktı ki hiçbir şey anlamayıp sanığı serbest bırakmak için çok gerekçe olduğunu kararlaştırdık..."
"Suç, işlenmeden iki gün önce polis tarafından sabit görüldü..."
"Ceset bilinçsiz gözüküyordu..."
"Adamı vurur vurmaz sorgulamayı başlattık..."
"Tutukladığımız hırsız bizi polis çağırmakla tehdit etti..."
"Hırsızın amacı cinayet işlemekti..."
"Sanık, sorgulamanın sonuna kadar çok kibar bir şekilde sustu..."
"Sözlü ifadesini bizzat kendisi kaleme aldı..."
"Kazada iki kolunu birden kaybeden taşıt sürücüsü otoyoldaki diğer sürücülerin dikkatini çekmek için el-kol hareketleri yapıyordu..."
"İki taşıtın aynı gün birbiriyle çarpıştığı tespit edildi..."
"Suç duyurusunda bulunmak amacıyla komiserliğe gelen şahıs kendisini Hazreti İsa olarak tanıttı ve imza yerine bir haç işareti çizdi... Bariz bir şekilde sarhoştu..."
"Adam, şiddetli bir çekiç darbesiyle iki gündür yatağa çivilenmişti..."
"Çocuğun kaybolduğu, eve dönüşünden iki gün sonra tespit edildi..."
İpte sallanan cesedin suda boğularak öldüğü belirlendi..."
"Polis, fazla yağmur yağdığı için yerlerin karlı olduğunu fark edemedi..."
"Adam bize sürekli yalan söyleyerek tüm gerçekleri anlattı..."
"Sorgulama sırasında sanık sürekli bizi kendi gözleriyle süzüp durdu..."
"Büyük çabalarla ele geçirdiğimiz sanık, suni bacaklarından biri koptuğu halde koşarak kaçtı..."
"Polis memuru kendisine sataşan kişinin kafasına silah kabzası ile zorluk çekmeden vurabildi. Silah taşıma müsaadesi vardı..."
"İkameti belli olmayan sanığı evinden çıkarken yakaladık..."
"Adam, öldürdüğü kişinin ceset parçalarını buzdolabına tasnif edebilecek kadar soğukkanlı ve bilinçliydi..."
"Kazada anında ölen adam, geçen yıl da de aynı tür ölümcül bir kaza geçirmişti..."
"Ceset, birçok kurşun deliğine rağmen, su üzerinde yüzmeyi sürdürüyordu..."
"Bacağından vurulan adam, diğer bacağı ile polise kadar geldi..."
"Tecavüzcü, kadının bütün giriş kapılarını zorladı, ama başaramadı..."
"Polis müdahalesi olmasaydı tecavüz de olmayacaktı..."
"Ceset, katilin kimliğini vermeden öldü..."
"Duvar, süratle arabanın üzerine gidiyordu..."
"Sanık, kendisini dövmemize gerek bile kalmadan itiraflara başladı..."

Hangi Ülkeden Olmak İsterdiniz! 

FRANSIZ OLMANIN FAYDALARI
Geceyarısı TRT2 de yayınlanan filmleri seyrederken altyazıları okumanız gerekmez.
Kendi nükleer silahlarınızı başka ülkelerde denersiniz.
Salyangoz ve kurbağa yiyebilirsiniz.
Kadınlar konuşmanıza bayılır
Çirkin olsanız da sinema yıldızı olabilirsiniz.

AMERİKALI OLMANIN FAYDALARI
Seçmeseniz de bir kadın başkan ülkeyi yönetir.
Yeteri kadar paranız varsa istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz.
Dünyanın en garip kıyafetlerini giyseniz bile kimse kafasını çevirip size bakmaz.
Tanımadıgınız herkese "merhaba" diyebilirsiniz.
Dünyanın en gelişmiş milletine mensup olduğunuzu düşünürsünüz.

İNGİLİZ OLMANIN FAYDALARI
Sıcak bira
Wimbledon
Geçmişte yasayarak hala imparatorluk olduğunuzu düşünebilirsiniz.
Haftada bir kere banyo yaparsınız.
Madde dörde göre iç çamaşırı değiştirirsiniz.

İTALYAN OLMANIN FAYDALARI
Kürk giydiğiniz için utanmazsınız.
Makarna sıkıntısı çekmezsiniz.
İşe istediğiniz saatte gidersiniz
İşten istediğiniz saatte gelirsiniz.
Ülke Sicilya?dan yönetilir.

İSPANYOL OLMANIN FAYDALARI
Amerikayı kılıçtan geçirmekle övünürsünüz.
Sahilleriniz Almanlar ve İngilizler tarafından işgal edilmiştir.
Gerisini zaten Araplar işgal etmişlerdir.
Sokakta boğalar koşar.
Kadınları etkilemek için dar pantolon giymek zorundasınız.

HİNTLİ OLMANIN FAYDALARI
Harika bir İngilizce
Sabahtan aksama meditasyon.
Evde dolaşan maymunlar.
Bilgisayar uzmanı komşu
Kamasutra

ALMAN OLMANIN FAYDALARI
Her işinizi Türklere yaptırırsınız.
Türklere "merak etmeyin sizi Avrupa?ya alacağız "dersiniz.
Sıkılınca Türklerin evlerini yakarsınız.
Tarihinizden bahsetmezsiniz.
Çok sıkışınca "SUÇLUYUM" dersiniz.

KANADALI OLMANIN FAYDALARI
Yılın 12 ayı bahçede buz hokeyi oynamak.
Başbakan gençliğinde esrar çektiğini söyleyince oyu artar.
Fransızca konuşanlar İngilizce de konuşur.
Amerika fazla uzak değildir.
Kendinizi uyuyan dev olarak nitelendirirsiniz.

AVUSTURALYALI OLMANIN FAYDALARI
Büyük dedenizin dünyanın hiç bir ülkesinin kabul etmediği eli kanlı bir cani olduğunu bilirsiniz.
Soğuk bira içersiniz.
Plajda soğuk bira içersiniz.
Evde soğuk bira içersiniz.
Timsahları seyrederken soğuk bira içersiniz.

TÜRK OLMANIN FAYDALARI
İçten ve dıştan bütün saldırılara, enflasyona trafik canavarına, komşularına, Avrupa'ya ve bütün dünyaya rağmen asırlardır ayakta kalarak doğal seleksiyonun yarattığı en güçlü millete ait olmanın tadını çıkartırsınız.
Bütün dünyanın kaos olarak tanımladığı durumlarda kendinizi evinizde hisseder, huzur içinde yaşarsınız.
Dünyanın en güzel plajlarında, dünyanın en güzel manzaralarına karşı denize girer, bununla da kalmaz denizde, kuyuda soğutulmuş karpuz yersiniz. Hatta akşama rakı, yanında meze istersiniz.
Radyo dinlerken duyduğunuz bir parçayla kaderinize küser ağlamaklı olur, ondan sonraki parçayı duyar kalkar fıkır fıkır oynarsınız.
Her sabah vatanı kurtarmak üzere yeni bir senaryo ile uyanır, bugünün işini yarına bırakarak yatarsınız.

Delikanlının El Kitabı 

1. Delikanlı adam Scooter tipi motorlara binmez.
2. Delikanlı adam sözünden dönmez. Özü sözü birdir.
3. Delikanlı adam Light Cola içmez.
4. Delikanlı adam More ve benzeri sigaraları içmez. En delikanlı olanı Camel içer.
5. Delikanlı adam sahte isimle veya isimsiz yapmaz.
6. Delikanlı adam laga-luga yapmaz.
7. Delikanlı adam kaypaklık yapmaz.
8. Delikanlı adam dedikodu yapmaz.
9. Delikanlı adam ayagini yorganına göre uzatmaz. Uygun yorganı yoksa yorgansız yatar.
10. Delikanlı adam görevden kaçmaz.
11. Delikanlı adam rejim yapmaz. Yapana da iyi gözle bakmaz. Diyet yogurt, peynir vs yemez.
12. Delikanlı adam büyüklerine hürmet eder,küçüklerini korur.
13. Delikanlı adam ana babasına extradan hürmet eder.
14. Delikanlı adam hayvanlara iyi davranır.
15. Delikanlı adam fino vb köpekleri gezdirmez.
16. Delikanlı adam köpekten korkmaz.
17. Delikanlı adam kısa pantolon giymez. Zorunlu hallerde şort giyer.
18. Delikanlı adam saçını boyatmaz, saç ektirmez.
19. Delikanlı adam az konusur öz konuşur.
20. Delikanlı adam kodu mu oturtur.
21. Delikanlı adam fanatik olmaz.
22. Delikanlı adam Televole ve benzeri programları seyretmez.
23. Delikanlı adam Labunyalardan haz etmez.
24. Delikanlı adam bira içmek isterse soğuk Efes içer. Labunya birası içmez.
25. Delikanlı adam silahını sadece temizlik için kullanır, süs için taşımaz, kullanmayacaksa çıkarmaz ve göstermez. 26. Delikanlı adam gaza gelmez. Gerektiğinde 20. maddeyi uygular.
27. Delikanlı adam tavuk gibi erkenden yatmaz. Gerektiginde hemen uyanır.
28. Delikanlı adam Labunya gibi sakal bırakmaz. Örnek: Mirkelam, bir ara Hakan Şükür, veya top sakal.
29. Delikanlı adam borcunu öder. Sadece diğer Delikanlılardan borç alabilir. Labunyalardan borç alamaz.
30. Delikanlı adam mezesiz de içer. Yumruk mezesi her halikarda serbesttir.
31. Delikanlı adam avucunu yalamaz.
32. Delikanlı adam rüşvet verir ama alandan nefret eder. Rüşvetle is yapmaz.
33. Delikanlı adam açgözlülük yapmaz.
34. Delikanlı adam haraç vermez.
35. Delikanlı adam sallama çay içmez.
36. Delikanlı adam sadece Delikanlılarin müziğini dinler, Labunya müziği dinlemez (Tekno, Acid vb).
37. Delikanlı adam eroin ve kokain kullanmaz,satmaz satanlardan nefret eder.
38. Delikanlı adam Delikanlı gibi giyinir.
39. Delikanlı adam ırk, dil, din ayrımı yapmaz.
40. Delikanlı adam diğer insanları sömürmez, Labunyaları bile. Sömürenden nefret eder.
41. Delikanlı adam cömerttir, yardımseverdir, şefkatlidir.
42. Delikanlı adam modayı takip etmez.
43. Erkek Delikanlı adam küpe takmaz, labunya gibi saç uzatmaz.
44. Delikanlı adam kamyoncu kültürüne saygı gösterir.
45. Delikanlı adam taksici ve minibüscü kültürünü sevmez.
46. Delikanlı adam korkabilir ama korktugunu belli etmez.
47. Delikanlı adam Labunyalar gibi kasıntılık ve kibirlilik yapmaz.
48. Delikanlı adam Delikanlı adamı kollar.
49. Delikanlı adam Delikanlı gibi dans eder, Labunya gibi dans etmez.
50. Delikanlı adam Haydar Dümen ve Güzin Abla gibi şahsiyetlerle muhatap olmaz.
51. Delikanlı adam kağıt helva, elma şekeri ve pamuk helva yemez.
52. Delikanlı adam ağzı açık cak-cuk sakız çiğnemez.
53. Delikanlı adam röntgencilik ve teşhircilik yapmaz.
54. Delikanlı adam Delikanlı arkadaşlarına servis yapabilir. Labunyalara kesinlikle servis yapmaz.
55. Delikanlı adam yağcılık ve yalakalık yapmaz.
56. Delikanlı adam Labunya takısı takmaz.
57. Delikanlı adam papyon takmaz, zorunlu hallerde kravat takabilir.
58. Delikanlı adam bilerek hata yapmaz, yaptığı hataları kabul eder ve düzeltir.
59. Delikanlı adam astroloji, yoga, fal, aerobik, fitness, step gibi Labunya işleri ile uğrasmaz.
60. Delikanlı adam içki içip sarhoş olmaz.
61. Delikanlı adam sarhoş olsa da olduğunu belli etmez.
62. Delikanlı adam ser verir sır vermez.
63. Delikanlı adam pantolon askısı takmaz.
64. Delikanlı adam parlak renkli elbise giymez.
65. Delikanlı adam altın diş takmaz.
66. Delikanlı adam kimseyi ispiyon etmez, Labunyaları bile.
67. Delikanlı adam ispiyoncuları sevmez.
68. Delikanlı adam başkasının işine burnunu sokmaz.
69. Delikanlı adam laf atmaz, sarkıntılık yapmaz.
70. Delikanlı adam Labunyalar gibi mal beyanında bulunur gibi giyinmez.
71. Delikanlı adam el şakası yapmaz. Yapandan da hoşlanmaz. 72. Delikanlı adam konusurken el kol hareketi yapmaz.
73. Delikanlı adam canim, cicim, hayatım gibi lafları gereksiz yere kullanmaz.
74. Delikanlı adam emanete hiyanet etmez.
75. Delikanlı adam sevgilisiyle el ele dolaşmaz.
76. Delikanlı adam hasta numarası yapmaz.
77. Delikanlı adam artislik yapmaz.
78. Delikanlı adam acil durumlar dışında koşmaz.
79. Delikanlı adam iftira atmaz.
80. Delikanlı adam Light sigara içmez.
81. Delikanlı adam alçak gönüllüdür.
82. Delikanlı adam övülmekten hoşlaşmaz.

Beyin Ameliyatı 

Beyin Ameliyatı
Ağır bir hasta hastahanede. Tüm ailesi bekleme odasında doktorlardan haber
bekliyor.
Yorgun ve umutsuz bakışlı bir doktor çıkıyor. "Tek yaşam şansı var o da
beyin nakli. Böyle bir ameliyati ilk olarak deneyeceğiz, tabi masraflar
hastanın ailesine ait."
Aile, saskin, yorgun, çaresiz... Aralarından biri "Peki ama fiyat nedir diyor
?"
Değişir diyor cerrah. 5000 Euro erkek beyni kullanırsak, 200 euro kadın
beyni kullanırsak. Uzun bir sessizlik çöker. Beyler gülmemeye çalışırlar.
Hanımlarla gözgöze gelmekten kaçarlar. Ama aralarından biri merakını
yenemez, peki doktor bu fiyat farkının nedeni nedir diye sorar. Cerrah
gülümser. "Eh tabi, aynı arabalar gibi, kadın beyinleri ucuz oluyor
akıllarını çok kullandıklari için. Kullanılmış akıl, kullanılmış beyin.
Erkek beyni hiç kullanılmamış sıfır km araba gibi pahalı oluyor."


ZEKI BIR KADINA ILETMEYI UNUTMAYIN

Hikâyenin ortasında gülümseyen BEYLEREEEEE selâm.
Hikâyenin sonunda gülümseyen hanımlar "nede olsa son gülen iyi güler..."

İlginç Bilgiler - 1 - 

*Yeni Zelanda’da yaşayan Kea adında bir cins papağan araba pencerlerinin etrafındaki kauçuk şeritleri yer!
* Kaydedilen en uzun tavuk uçuşu 13 saniyedir
* Dünyadaki beyaz karıncaların toplam ağırlığı insanlarin 10 katıdır.
* Eşeklerin gözleri dört ayaklarını da görebilecek şekildedir.
* Kedilerin her bir kulağında 32 adele vardır.
* Kutup ayıları solaktır.
* Zürafalar 35 cm. uzunlukta siyah bir dile sahiptirler.
* Hayvanlar aleminde sadece domuzlar güneşten yanabilir.
* Baykuş, mavi rengi görebilen tek kuştur.
* İnsanları parmak izinden, köpekleri ise burun izinden tanımak mümkündür.
* Develerin üç tane kaşı vardır.
* Kirpiler suyun üzerinde batmadan kalırlar.
* Istakozların kanı mavi renktedir.
* Eski Mısır’da kediler kutsal hayvan sayılıyordu ve öldükleri zaman insanlar saygılarını göstermek için kaşlarını kazırlardı.
* Fil yavrusu, hortumuyla annesinin kuyruğuna tutunarak dolaşır. Sürü içindeki dişiler doğumlarını birbirlerine göre ayarlayıp sırayla doğum yapıyorlar.
* Kuş örümceği sırtında 300 yavrusuyla gezer.
* Keseli farenin yavruları annelerinin sırtına ısırarak tutunur.
* Salyangozların 25 bine yakın dişi vardır.
* Yılanlar duyamaz.
* Zürafalar yüzemez.
* Kediler şeker tadını ayırt edemez.
* Timsahlar, dillerini dışarıya çıkaramazlar.
* Kangurular, geriye doğru yürüyemez.
* Kelebekler, ayakları ile tat alırlar.
* Atlar, bir ay ayakta kalabilirler.
* Fareler kusamaz.
* Deniz kobrası, dünyanın en zehirli yılanıdır.
* Filler zıplamayan tek memelilerdir.
* Yetişkin bir ayı, bir at kadar hızlı koşabilir.
* 2 bin 600 kurbağa cinsi vardır.
* Bir sineğin, saatteki hızı 8 km’dir.
* Yunuslar, gözleri açık uyurlar.
* Sümüklüböceklerin dört tane burnu vardır.
* Bir devekuşunun gözü beyninden büyüktür.
* İnek sütünün pH değeri 6’dir.
* Bir timsahın gözlerinin arasındaki mesafe, ayaklarının büyüklüğüne eşittir.
* Dalmaçyalilar gut olmayan tek köpek cinsidir.
* Ayı inlerinin girişleri her zaman kuzeye bakar.
* Değerli taşların çoğu birkaç elementten oluşur, sadece pırlanta tamamen karbondan oluşur.
* Bukalemunların dilleri, vücutlarından iki kat daha uzundur.
* Üzerinde barkodu olan ilk ürün Wrigleys marka sakızdır.
* Kereviz yerken harcanan kalori, kerevizin içindeki kaloriden daha fazladır.
* Hipopotamlar insandan daha hızlı koşarlar.
* Meşe ağaçları elli yasına gelmeden meşe palamudu üretemezler.
* Aslanlar bir günde 50 kez çiftleşebilirler.
* İnsan elinde, en yavaş uzayan tırnak bas parmağınki, en hızlı uzayan tırnak ise orta parmağınkidir.
* Hawaii alfabesinde sadece 12 harf bulunmaktadır.
* Güney Kore başkenti Seul, Kore dilinde “başkent” anlamına gelir.
* Kanada, Kızılderili dilinde “büyük köy” anlamına gelmektedir.
* İngilizcedeki Wendy ismi, Peter Pan hikayesinde kullanılmak üzere uydurulmuştur.
* Sahra Çölündeki Tidikelt kasabasına on yıl boyunca hiç yağmur yağmamıştır.
* Mumyaların ayak parmakları tek tek sarılarak mumyalanmıştır.
* Dünyadaki ilk telefon rehberinde sadece elli isim yer almıştı. 1878 yılının şubat ayında Connecticut New Haven’da yayınlanmıştı.
* Yataktan düşerek ölme olasılığı iki milyonda birdir.
* ABD’de, yasları 20 ile 29 arasında olan zenci erkeklerin üçte biri ya hapiste ya da gözaltında tutulmaktadır. Ortalama bir erkek, hayatinin 3350 saatini traş olmak için harcar.
* Geçen 3 bin 500 yılın, sadece 230 yılı barış içinde yaşanmıştır.
* Sallanan sandalyede hiç durmadan sallanma rekoru 440 saattir.
* Bir cam kırıldığında, ufalanan parçalar saatte üç bin millik bir hızla etrafa saçılır.
* İnsan saçı, üç kilo ağırlık kaldırabilecek esnekliktedir.
* Günümüzde, evlenenlerin yarısı boşanmaktadır.
* Beethoven beste yapmadan önce kafasını soğuk suya sokardı.
* Her 25 kişiden biri astım hastasıdır.
* Uranüs, çıplak gözle görülebilen bir gezegendir.
* Kaptan Cook, Antarktika hariç bütün kıtalara ayak basan ilk insandır.
* Günışığından daha fazla yararlanmak için saat uygulamasını Benjamin Franklin başlatmıştır.
* Bir okyanusun en derin yerinde, demir bir topun dibe çökmesi bir saatten uzun sürer.
* Bugüne kadar ölçülmüş en büyük buz dağı, 200 mil uzunluğunda ve 60 mil genişliğindedir ve Belçika’dan daha büyük bir yüzölçümüne sahiptir.
* Charles Dickens, uykusuzluk hastalığına yakalanmıştı. Sadece yüzünü kuzeye dönerse uyuyabileceğine inanıyordu.
* Bugüne kadar kaydedilmiş en büyük dalga, 1971 yılında Japonya’nın Ishigaki Adası’nda 85 metre yüksekliğine ulaşmıştır.
* Açık bir gecede, çıplak gözle iki bin ayrı yıldızı görmek mümkündür.
* Kış aylarında, Moskova’daki buz pateni pistleri 250 bin metrekarelik bir alanı kaplar.
* Rusya’da doğudan batıya doğru seyahat edilirse, yedi saat kuşağı geçilir.
* Norveç’in kuzeyinde, her yaz 14 hafta gece gündüz güneşli geçer.
* Sadece dişi sivrisinekler ısırır.
* Dünyada her dakika iki tane düşük şiddette deprem olmaktadır.
* Hindistan’daki yıllık doğum sayısı, Avustralya’nın toplam nüfusundan fazladır.
* Rusya’nın dörtte biri ormanlarla kaplıdır.
* Tarih boyunca yeryüzünde bulunan altın 200 kat daha fazlası okyanuslarda bulunmaktadır.
* Köpeklerin ter bezleri ayaklarındadır.
* Larry Hagman (JR.)Dallas dizisinin setinde hiç kimsenin sigara içmesine izin vermezdi.
* Salatalığın yüzde 96’si sudur.
* Bir kilo limonda bir kilo çilekten daha fazla şeker vardır.
* Peru’da hiç umumi tuvalet yoktur.
* Timsahlar renk körüdür.
* Yarim kilo bal yapabilmek için arılar iki milyondan fazla çiçekten bitki özü toplamak zorundadırlar.
* Sadece dişi kanaryalar ötebilir.
* Tarantulalar iki buçuk yıl yiyeceksiz yasayabilirler.
* Havuca rengini karoten verir.
* İnciler sirkede erir.
* Venüs saat yönünde dönen tek gezegendir.
* Rodin’in ünlü ‘Düşünen Adam’ heykeli aslında İtalyan şair Dante’nin portresidir.
* En fazla asfaltlı yola sahip ülke Fransa’dır.
* Sihirli sözcük ‘abrakadabra’ ilk olarak yüksek ateşli hastaların ateşlerini düşürmek için söylenmişti.
* Marilyn Monroe’nun altı ayak parmağı vardı.
* Albert Einstein dokuz yaşına kadar düzgün konuşamamıştı.
* Her iki taraf da kan bağışında bulunursa, Paraguay’da düello yapmak yasaldır.
* Eiffel Kulesi’nin tepesine çıkana kadar 1792 basamak var.

Kıssadan Hisse -1- 

Fatih Sultan Mehmet, çocukluğunda biraz yaramazlık yapınca, babası olan 2. Murat Han:
-“Ne kadar yaramaz bir çocuksun, senden adam olmaz” diye çıkışır.
Orada bulunan ve velâyet sırrıyla kalp gözü açık olan Akşemseddin Hazretleri, hafifçe gülümseyerek şöyle der:
-Peder ne der, kader ne der.
——————————————————————
“Oğlunun okuması için elindeki bütün inekleri satan bir koylu, onun bir şey öğrenemediğini görünce:
- Ne bahtsız adammışım, diye söylenmiş. Bir öküz uğruna ne inekler feda
ettim.

——————————————————————

“Sair Deyheki, çocuklarını yanına alarak bir dostunu ziyarete gider. Kara,
kuru ve sıska çocukları gören dostu latife olsun diye:
- Efendi, der. Bu gübre böcekleri senin mi?
Sair, tası gediğine koyar:
- Evet efendim! Kokunuza geldiler.

——————————————————————

“Mehmet Akif, iki yüzlü insanlara çok kızardı. Bir gün bir arkadaşına söyle
dedi:
- İki yüzlüleri artık sever hale geldim. Çünkü yasadıkça, yirmi yüzlü
insanlar görmeye başladım.

——————————————————————

“Keçecizade Fuat Paşa’ya, yetmişlik bir kadının otuz yaşındaki bir gençle
evlenmek istediğinden bahsetmişler. Paşa hemen:
- Ahmet musade etmez, demiş.
- Hangi Ahmet, diye sormuşlar. Pasa cevap vermiş:
- Karacaahmed !

——————————————————————

“Sadrazam Keçecizade Fuat Pasa Paris’te iken, elçiler arasında hangi devletin kuvvetli olduğu tartışılıyordu. Sıra Paşaya gelince, elçilere söyle dedi:
- En kuvvetli devlet, Osmanlı devletidir.
Herkes bu sözler üzerine şaşkınlık içerisinde iken, Pasa sözünü tamamladı:
- Evet o kadar sağlam ve kuvvetli ki, siz dışarıdan biz içeriden
çalıştığımız halde, bir türlü yıkamıyoruz

——————————————————————

“Sokrat ölüme mahkum edildiğinde, eşi:
- Haksiz yere olduruluyorsun, diye ağlamaya başlayınca Sokrat:
- Ne yani, demiş. Bir de hakli yere mi öldürülseydim?

——————————————————————

“Tanıdıklarından biri, yazdığı romanın müsveddelerini Neyzen Tevfik’e
göstererek fikrini sorar. Neyzen, beğenmediğini ifade edince, adam:
- İyi ama, der. Siz hiç roman yazmadınız ki!
Neyzen Terfik su cevabi verir:
- Ben yumurtanın tazesini bayatini iyi anlarım. Ama bu güne kadar hiç
yumurtlamadım.

——————————————————————

“Bir konuşmacı “İnkılaplarımızla Avrupa’yı on asır geride bıraktık!” diye
nutuk çekerken, Yahya Kemal esefle dizine vurarak:
- Hay Allah ya! demiş. Su Avrupa’yla da bir turlu beraber olamıyoruz. Ya geri
kalıyoruz, ya onu geçiyoruz.!..

——————————————————————

“Mahkemede hakim, Necip Fazil’a:
- Bak, der. Seni bundan sonra böyle bir daha huzurumda görmeyeceğim, öyle
değil mi?
Necip Fazıl sorar:
- Hakim Bey, yoksa istifa mi ediyorsunuz?

——————————————————————

“Ahmet Mithat, bir gün uşağına:
- Boş hokkayı (mürekkep kabini) al da gel, demiş.
Uşak gidip beş okka soğan almış. Ahmet Mithat:
- Evladım, demiş. “Beş”i “boş”tan, “okka”yi da “hokka”dan çıkarttın diyelim,
peki ama soğanı nereden buldun?
Uşak saf cevap vermiş:
- Bakkaldan efendim.

——————————————————————

“Borcuna sadık olmayan bir yakını Musa amcaya gelerek:
- Bana 100 lira ver, şurdan müşterisi hazır olan bir mal alıp 120 liraya
satacağım. Sonra sana olan borcumu ödeyip 20 lira kar etmiş olacağım, demiş.
Yüz lirası tehlikeye giren Musa amca, biraz düşündükten sonra, yakınına 20
lira uzatıp:
- Al sunu, demiş, sen 20 lira kar et, ben de 80 lira.

——————————————————————

ÇIKMAYAN MANA

Mehmet Akif, Baytar Mektebi’nde müdür muavini olarak çalıştığı bir dönemde, muhasebeden gelen bir yazıyı anlayamaz. Yazıyı kaleme alan Salih Efendi’yi aratarak yazıda ne demek istediğini sorar:.:

-“ Salih Efendi İki türlü mana çıksın diye böyle yazdık efendim” cevabını verince, Akif dayanamaz ve:

- Hayret doğrusu, der. Biz birini bile çıkartamadık da.

 

------------------------------------------------------------

Her zaman mizah güldürmez,birazda öğretir.Bu kez ben susuyorum alıntılar anlatıyor zaten herşeyi... 

Kızılderililerin bilgelik dolu atasözleri 

Beyazların Amerika’ya adım atmasıyla kaderleri değişen ve asimilasyona uğrayan Kızılderililerin bazı sözleri, yüzlerce yıl öncesinden günümüze bilgelik taşıyor.
Bir kızılderili atasözü, “Nimet de külfet de büyük ruhun elindedir. Bazen onun külfeti bizi nimetinden daha fazla akıllandırır” derken, bir başka atasözü ise “Derinin rengi insanları farklı kılmaz. İyi iyidir, kötü kötüdür. Büyük yaratıcı hepimizi kardeş olarak yaratmıştır” ifadesiyle eşitliğin ve kardeşliğin değerini gözler önüne seriyor.
Polisler tarafından çıkarılan ve mevsimlik olarak yayınlanan Son İstasyon dergisinin 2. sayısında kızılderili atasözlerine yer verildi.

Kızılderili ritüelleri ile “Oturan Boğa”, “Geronimo”, “Dinelen Ayı”, “Çılgın At”, “Kara Şahin”, “Tepen Kuş”, “Kırmızı Bulut” ve “Gümüş Bıçak” gibi ünlü kızılderili şefleri hakkında bilgilere yer verilen yazıda, Apache, Siouw, Cherokee, Kara Ayak, Comanche, Arapaho, Mohican ve Cheyenne gibi ünlü kızılderili kabilelerinin yüzyıllardan süzülüp gelen atasözleri de yer alıyor. Kızılderili kültürü ile inanışlarını da yansıtan bilgelik dolu atasözlerinden bazıları şöyle:
* Ağlamaktan korkma. Zihindeki ıstırap veren düşünceler gözyaşı ile temizlenir.
* Arkamdan yürüme, ben öncün olmayabilirim. Önümde yürüme, takipçin olmayabilirim. Yanımda yürü, böylece ikimiz de eşit oluruz.
* Bir düşman çok, yüz dost azdır.
* Düşmanımı cesur ve kuvvetli yap. Eğer onu yenersem utanç duymamayım.
* Derinin rengi insanları farklı kılmaz. İyi iyidir, kötü kötüdür. Büyük yaratıcı hepimizi kardeş olarak yaratmıştır.
* Su gibi olmalıyız. Her şeyden aşağıda ama kayadan bile kuvvetli.
* Yeryüzüne iyi muamele et. O babanızın malı değil, onu çocuklarınızdan ödünç aldınız.
* Komşunun hakkında hüküm vermeden önce iki ay onun mokasenleriyle yürü.
* Ölüler güç ve bilgilerini beraberinde götürmez, yaşayanlara ilave eder.
* Bir kere ‘al şunu’ demek, iki kere ‘ben vereceğim’ demekten iyidir.
* Gözün ile değil yüreğin ile hüküm ver.
* Kehanet, muhtemel bir olayı kesin bir bakış ile görmekten başka bir şey değildir. Hava ya bulutlu olacaktır ya da güneş açacaktır.
* Eğer herkes bir başkası için bir şey yaparsa dünyada ihtiyaç içinde kimse kalmaz.
* Yanlışı gören ve önlemek için eli uzatmayan, yanlışı yapan kadar suçludur.
* Şeytan hakkında konuşmayın. Gençlerin kalbinde merak uyandırır.
* Senin vicdanını senden başkası temsil edemez.
* İnsanlar tabiattan uzaklaştıkça kalbi katılaşır. İnsanın gözleri öyle kelimelerle konuşur ki dil onları telaffuz edemez.
* Verdikleri sözün sadece birini tuttu çatal dilli soluk yüzlüler; “Topraklarınızı alacağız” dediler ve aldılar.
* Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde, beyaz adam paranın yenemeyen bir şey olduğunu anlayacak.
-----------------------------------------------------------------
Kızılderililer gerçekten her ne kadar ilkel bir hayat yaşasalar da,her ne kadar vahşi gibi gözükselerde bizim şuan günümüzde dahi dersler alacağımız bir çok mantıklı ve etkileyici sözler söylemişlerdir.Bir genelkültür olarak sizlerle paylaşmak istedim.
Yerinizde olsam bu sözleri öğrenirdim.Belki bir gün bir yerde "Bir kızılderili atasözü derki..." diye başlayan cümleler kurarsınız.O cümlelerin ne anlama geldiğini anlamadan....