Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |
mizahci'nin dünyasıRSSYorum RSS
3 tane "hikaye" etiketli yazı bulundu "hikaye" tagli diger ogeler resimler , videolar

Polis Zabıtları 

Belçikalı polis memurlarının tutukları zabıtlardan alınan ve ''polisten inciler'' olarak nitelenen bazı örneklere yer verilirken, amacın zor bir mesleği icra eden polis memurlarıyla alay etmek olmadığının altını çizen basın, zabıtlardan şu ifadeleri aktardı:

"Taşıt, daha iyi ilerlemek için geri geri gitmeye başladı..."
"Sanığın derhal bir tımarhaneye götürülmesi gerekiyordu. Komiserliğe getirdik..."

"Ceset katilini derhal tereddütsüz tanıdı..."
"Üç zanlıdan beşi serbest bırakıldı..."
"Adam ifadesini verdikten sonra bizim anlamsız bakışlarımız önünde bayılıverdi..."
"Kadından istifade edemeyince tecavüz etti..."
"Adamın yüzünde ve boynunda gördüğümüz 9 bıçak yarası, bunun doğal bir ölüm olmadığını anlamamıza yardımcı oldu..."
"Büronun camları açık olmasaydı kapalı olurdu. Demek ki camdan kaçmış..."
"Sanık ifadesini yarım ağız imzaladı..."
"Kollarındaki bıçak darbeleriyle hastane yatağına çivilenmişti..."
"Adam, bilincinin yerinde olmadığını kabul edecek kadar bilinçliydi..."
"Polis, cesaretini toplayıp geri çekilme kararı aldı..."
"Sürücünün ölümüne neden olan kaza ölümcül bir kazaydı..."
"Adam karısı kadar sağırdı ve karısını hiç duymuyor gibiydi, anlaşamıyorlardı..."
"Sanığın oradan çıkması için elbette önce girmesi gerekiyordu..."
"Çok sarhoş olan sanık, polis olduğumuzu bilmeden bize 'pis polisler' dedi..."
"Kadın, kimliğini gözyaşlarının arkasına saklamak istiyordu..."
"Yoğun aramalarımız sayesinde iki kayıp şahsın 5 cesedini bulduk..."
"Bize kimse gereken emirleri vermediği için, bu emirlere riayet etmek zor olmadı..."
"Tespit ettik ki tespit edilecek hiçbir şey yoktur. Açıklamaları o kadar karmaşıktı ki hiçbir şey anlamayıp sanığı serbest bırakmak için çok gerekçe olduğunu kararlaştırdık..."
"Suç, işlenmeden iki gün önce polis tarafından sabit görüldü..."
"Ceset bilinçsiz gözüküyordu..."
"Adamı vurur vurmaz sorgulamayı başlattık..."
"Tutukladığımız hırsız bizi polis çağırmakla tehdit etti..."
"Hırsızın amacı cinayet işlemekti..."
"Sanık, sorgulamanın sonuna kadar çok kibar bir şekilde sustu..."
"Sözlü ifadesini bizzat kendisi kaleme aldı..."
"Kazada iki kolunu birden kaybeden taşıt sürücüsü otoyoldaki diğer sürücülerin dikkatini çekmek için el-kol hareketleri yapıyordu..."
"İki taşıtın aynı gün birbiriyle çarpıştığı tespit edildi..."
"Suç duyurusunda bulunmak amacıyla komiserliğe gelen şahıs kendisini Hazreti İsa olarak tanıttı ve imza yerine bir haç işareti çizdi... Bariz bir şekilde sarhoştu..."
"Adam, şiddetli bir çekiç darbesiyle iki gündür yatağa çivilenmişti..."
"Çocuğun kaybolduğu, eve dönüşünden iki gün sonra tespit edildi..."
İpte sallanan cesedin suda boğularak öldüğü belirlendi..."
"Polis, fazla yağmur yağdığı için yerlerin karlı olduğunu fark edemedi..."
"Adam bize sürekli yalan söyleyerek tüm gerçekleri anlattı..."
"Sorgulama sırasında sanık sürekli bizi kendi gözleriyle süzüp durdu..."
"Büyük çabalarla ele geçirdiğimiz sanık, suni bacaklarından biri koptuğu halde koşarak kaçtı..."
"Polis memuru kendisine sataşan kişinin kafasına silah kabzası ile zorluk çekmeden vurabildi. Silah taşıma müsaadesi vardı..."
"İkameti belli olmayan sanığı evinden çıkarken yakaladık..."
"Adam, öldürdüğü kişinin ceset parçalarını buzdolabına tasnif edebilecek kadar soğukkanlı ve bilinçliydi..."
"Kazada anında ölen adam, geçen yıl da de aynı tür ölümcül bir kaza geçirmişti..."
"Ceset, birçok kurşun deliğine rağmen, su üzerinde yüzmeyi sürdürüyordu..."
"Bacağından vurulan adam, diğer bacağı ile polise kadar geldi..."
"Tecavüzcü, kadının bütün giriş kapılarını zorladı, ama başaramadı..."
"Polis müdahalesi olmasaydı tecavüz de olmayacaktı..."
"Ceset, katilin kimliğini vermeden öldü..."
"Duvar, süratle arabanın üzerine gidiyordu..."
"Sanık, kendisini dövmemize gerek bile kalmadan itiraflara başladı..."

Hangi Ülkeden Olmak İsterdiniz! 

FRANSIZ OLMANIN FAYDALARI
Geceyarısı TRT2 de yayınlanan filmleri seyrederken altyazıları okumanız gerekmez.
Kendi nükleer silahlarınızı başka ülkelerde denersiniz.
Salyangoz ve kurbağa yiyebilirsiniz.
Kadınlar konuşmanıza bayılır
Çirkin olsanız da sinema yıldızı olabilirsiniz.

AMERİKALI OLMANIN FAYDALARI
Seçmeseniz de bir kadın başkan ülkeyi yönetir.
Yeteri kadar paranız varsa istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz.
Dünyanın en garip kıyafetlerini giyseniz bile kimse kafasını çevirip size bakmaz.
Tanımadıgınız herkese "merhaba" diyebilirsiniz.
Dünyanın en gelişmiş milletine mensup olduğunuzu düşünürsünüz.

İNGİLİZ OLMANIN FAYDALARI
Sıcak bira
Wimbledon
Geçmişte yasayarak hala imparatorluk olduğunuzu düşünebilirsiniz.
Haftada bir kere banyo yaparsınız.
Madde dörde göre iç çamaşırı değiştirirsiniz.

İTALYAN OLMANIN FAYDALARI
Kürk giydiğiniz için utanmazsınız.
Makarna sıkıntısı çekmezsiniz.
İşe istediğiniz saatte gidersiniz
İşten istediğiniz saatte gelirsiniz.
Ülke Sicilya?dan yönetilir.

İSPANYOL OLMANIN FAYDALARI
Amerikayı kılıçtan geçirmekle övünürsünüz.
Sahilleriniz Almanlar ve İngilizler tarafından işgal edilmiştir.
Gerisini zaten Araplar işgal etmişlerdir.
Sokakta boğalar koşar.
Kadınları etkilemek için dar pantolon giymek zorundasınız.

HİNTLİ OLMANIN FAYDALARI
Harika bir İngilizce
Sabahtan aksama meditasyon.
Evde dolaşan maymunlar.
Bilgisayar uzmanı komşu
Kamasutra

ALMAN OLMANIN FAYDALARI
Her işinizi Türklere yaptırırsınız.
Türklere "merak etmeyin sizi Avrupa?ya alacağız "dersiniz.
Sıkılınca Türklerin evlerini yakarsınız.
Tarihinizden bahsetmezsiniz.
Çok sıkışınca "SUÇLUYUM" dersiniz.

KANADALI OLMANIN FAYDALARI
Yılın 12 ayı bahçede buz hokeyi oynamak.
Başbakan gençliğinde esrar çektiğini söyleyince oyu artar.
Fransızca konuşanlar İngilizce de konuşur.
Amerika fazla uzak değildir.
Kendinizi uyuyan dev olarak nitelendirirsiniz.

AVUSTURALYALI OLMANIN FAYDALARI
Büyük dedenizin dünyanın hiç bir ülkesinin kabul etmediği eli kanlı bir cani olduğunu bilirsiniz.
Soğuk bira içersiniz.
Plajda soğuk bira içersiniz.
Evde soğuk bira içersiniz.
Timsahları seyrederken soğuk bira içersiniz.

TÜRK OLMANIN FAYDALARI
İçten ve dıştan bütün saldırılara, enflasyona trafik canavarına, komşularına, Avrupa'ya ve bütün dünyaya rağmen asırlardır ayakta kalarak doğal seleksiyonun yarattığı en güçlü millete ait olmanın tadını çıkartırsınız.
Bütün dünyanın kaos olarak tanımladığı durumlarda kendinizi evinizde hisseder, huzur içinde yaşarsınız.
Dünyanın en güzel plajlarında, dünyanın en güzel manzaralarına karşı denize girer, bununla da kalmaz denizde, kuyuda soğutulmuş karpuz yersiniz. Hatta akşama rakı, yanında meze istersiniz.
Radyo dinlerken duyduğunuz bir parçayla kaderinize küser ağlamaklı olur, ondan sonraki parçayı duyar kalkar fıkır fıkır oynarsınız.
Her sabah vatanı kurtarmak üzere yeni bir senaryo ile uyanır, bugünün işini yarına bırakarak yatarsınız.

Kıssadan Hisse -1- 

Fatih Sultan Mehmet, çocukluğunda biraz yaramazlık yapınca, babası olan 2. Murat Han:
-“Ne kadar yaramaz bir çocuksun, senden adam olmaz” diye çıkışır.
Orada bulunan ve velâyet sırrıyla kalp gözü açık olan Akşemseddin Hazretleri, hafifçe gülümseyerek şöyle der:
-Peder ne der, kader ne der.
——————————————————————
“Oğlunun okuması için elindeki bütün inekleri satan bir koylu, onun bir şey öğrenemediğini görünce:
- Ne bahtsız adammışım, diye söylenmiş. Bir öküz uğruna ne inekler feda
ettim.

——————————————————————

“Sair Deyheki, çocuklarını yanına alarak bir dostunu ziyarete gider. Kara,
kuru ve sıska çocukları gören dostu latife olsun diye:
- Efendi, der. Bu gübre böcekleri senin mi?
Sair, tası gediğine koyar:
- Evet efendim! Kokunuza geldiler.

——————————————————————

“Mehmet Akif, iki yüzlü insanlara çok kızardı. Bir gün bir arkadaşına söyle
dedi:
- İki yüzlüleri artık sever hale geldim. Çünkü yasadıkça, yirmi yüzlü
insanlar görmeye başladım.

——————————————————————

“Keçecizade Fuat Paşa’ya, yetmişlik bir kadının otuz yaşındaki bir gençle
evlenmek istediğinden bahsetmişler. Paşa hemen:
- Ahmet musade etmez, demiş.
- Hangi Ahmet, diye sormuşlar. Pasa cevap vermiş:
- Karacaahmed !

——————————————————————

“Sadrazam Keçecizade Fuat Pasa Paris’te iken, elçiler arasında hangi devletin kuvvetli olduğu tartışılıyordu. Sıra Paşaya gelince, elçilere söyle dedi:
- En kuvvetli devlet, Osmanlı devletidir.
Herkes bu sözler üzerine şaşkınlık içerisinde iken, Pasa sözünü tamamladı:
- Evet o kadar sağlam ve kuvvetli ki, siz dışarıdan biz içeriden
çalıştığımız halde, bir türlü yıkamıyoruz

——————————————————————

“Sokrat ölüme mahkum edildiğinde, eşi:
- Haksiz yere olduruluyorsun, diye ağlamaya başlayınca Sokrat:
- Ne yani, demiş. Bir de hakli yere mi öldürülseydim?

——————————————————————

“Tanıdıklarından biri, yazdığı romanın müsveddelerini Neyzen Tevfik’e
göstererek fikrini sorar. Neyzen, beğenmediğini ifade edince, adam:
- İyi ama, der. Siz hiç roman yazmadınız ki!
Neyzen Terfik su cevabi verir:
- Ben yumurtanın tazesini bayatini iyi anlarım. Ama bu güne kadar hiç
yumurtlamadım.

——————————————————————

“Bir konuşmacı “İnkılaplarımızla Avrupa’yı on asır geride bıraktık!” diye
nutuk çekerken, Yahya Kemal esefle dizine vurarak:
- Hay Allah ya! demiş. Su Avrupa’yla da bir turlu beraber olamıyoruz. Ya geri
kalıyoruz, ya onu geçiyoruz.!..

——————————————————————

“Mahkemede hakim, Necip Fazil’a:
- Bak, der. Seni bundan sonra böyle bir daha huzurumda görmeyeceğim, öyle
değil mi?
Necip Fazıl sorar:
- Hakim Bey, yoksa istifa mi ediyorsunuz?

——————————————————————

“Ahmet Mithat, bir gün uşağına:
- Boş hokkayı (mürekkep kabini) al da gel, demiş.
Uşak gidip beş okka soğan almış. Ahmet Mithat:
- Evladım, demiş. “Beş”i “boş”tan, “okka”yi da “hokka”dan çıkarttın diyelim,
peki ama soğanı nereden buldun?
Uşak saf cevap vermiş:
- Bakkaldan efendim.

——————————————————————

“Borcuna sadık olmayan bir yakını Musa amcaya gelerek:
- Bana 100 lira ver, şurdan müşterisi hazır olan bir mal alıp 120 liraya
satacağım. Sonra sana olan borcumu ödeyip 20 lira kar etmiş olacağım, demiş.
Yüz lirası tehlikeye giren Musa amca, biraz düşündükten sonra, yakınına 20
lira uzatıp:
- Al sunu, demiş, sen 20 lira kar et, ben de 80 lira.

——————————————————————

ÇIKMAYAN MANA

Mehmet Akif, Baytar Mektebi’nde müdür muavini olarak çalıştığı bir dönemde, muhasebeden gelen bir yazıyı anlayamaz. Yazıyı kaleme alan Salih Efendi’yi aratarak yazıda ne demek istediğini sorar:.:

-“ Salih Efendi İki türlü mana çıksın diye böyle yazdık efendim” cevabını verince, Akif dayanamaz ve:

- Hayret doğrusu, der. Biz birini bile çıkartamadık da.

 

------------------------------------------------------------

Her zaman mizah güldürmez,birazda öğretir.Bu kez ben susuyorum alıntılar anlatıyor zaten herşeyi...